KÜLTÜREL MİRAS VE ARKEOLOJİ

Azerbaycan doğalgazını Türkiye ve Avrupa’ya iletilmeyi amaçlayan Güney Gaz Koridoru’nun en önemli parçası olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP), öncelikli hedeflerinden biri de güzergahı üzerinde bulunan Kültürel Miras ve Arkeolojik buluntularının korunması olmuştur.

Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, doğu ve batı kültürleri arasında bir köprü olan Anadolu’nun, arkeolojik ve kültürel miras açısından önemli zenginliklerini barındıran Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve Edirne illeri aynı zamanda TANAP Projesi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. 

TANAP Projesi’nin çevresel etki değerlendirmesi ve temel tasarım sürecinde 1850 km’lik güzergah üzerinde sürdürülen arkeolojik ve taşınmaz kültürel miras alanlarının tespitine yönelik saha çalışmaları neticesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları envanterlerinde daha önce kayıtlı olmayan 106 yeni alan tespit edilmiş olup, bu alanlar ilgili Koruma Kurullarınca tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Buna ek olarak, güzergâh üzerinde Bakanlık tarafından önceden tescil edilmiş olan 55 alan mevcuttur.

Ayrıca, 5 yıl boyunca sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında toplam 48 adet arkeolojik alan (nekropol, tümülüs, arkeolojik yerleşimler vb.) ve 1000 adet civarında arkeolojik eser Türkiye kültür envanterine kazandırılmıştır. Tespit edilen alanların birçoğu ilgili Koruma Kurullarınca tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Boru hattı güzergahı üzerinde gerçekleştirilen toplam 25 kurtarma kazısı ile Türkiye’nin arkeolojisine ve kültürel mirasına dair mevcut bilgilerimize ciddi katkılar sağlanmıştır.

TANAP güzergâhı üzerinde yer alan bölgeler ve çevresinde M.Ö. 2 bin yılına ait önemli yerleşim alanlarının varlığı bilinmektedir. Bunlar arasında, Erzurum-Ilıca ilçesi Kahramanlar köyü mevkiinde Karaz Höyük bulunmaktadır. Bu höyüğün ait olduğu, bölgesel farklılıklar gösteren ve çeşitli isimlerle nitelenmekle birlikte yaygın olarak Karaz Kültürü olarak bilinen bu kültür, Kuzeydoğu Anadolu’dan tüm Doğu Anadolu’ya yayılmış ve M.Ö. 3.250–2.000/1.750 yılları arasında Filistin’e kadar yayılan geniş bir coğrafyada varlık göstermiştir.

TANAP boru hattı güzergahında yürütülen inşaat çalışmaları sırasında güzergahın 335. kilometresinde rastlantısal olarak tespit edilen Alaybeyi Arkeolojik Alanı, Karaz Kültürünü de içeren çok katmanlı yapısıyla bölge arkeolojisinin tarihini yeniden yazacak bulgularla karşımıza çıkmaktadır. Kazı çalışmalarında, mimari yapılarla birlikte çok sayıda mezar ve mezar hediyesi ortaya çıkarılmıştır. TÜBİTAK laboratuvarlarında yapılan karbon (C14) analizi sonuçlarına göre Alaybeyi’nde en eski yerleşim, M.Ö. 4720-4553 tarihlerine (Kalkolitik Dönem) kadar inmektedir. Ayrıca kemiklerde yapılan antropolojik incelemelerde, toplumun Akdeniz tipi insanlardan oluştuğu ve yaygın olarak Akdeniz anemisi gibi hastalıkların görüldüğü anlaşılmıştır. Bu sonuçlar, Alaybeyi Höyüğü’nün Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde bugüne dek tespit edilen “en eski” yerleşim olduğunu göstermektedir.

DEVAMINI OKU