Enerjinin İpek Yolu TANAP için imzalar atıldı

Türkiye ile Azerbaycan’ın enerji alanındaki dev iş birliği olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) Projesi’nin resmi imzaları Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in şahitliğinde 26 Haziran’da atıldı.

Türkiye ile Azerbaycan’ın enerji alanındaki dev iş birliği Trans Anadolu Doğal gaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) resmi imzaları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in şahitliğinde, 26 Haziran 2012 tarihinde Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde atıldı. TANAP, 7 milyar dolarlık yatırımla altı yılda hayata geçirilecek.

Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nde (TANAP) hükümetler arası anlaşma, 26 Haziran 2012 tarihinde Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde imzalandı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şahitliğinde gerçekleştirilen törende her iki ülke adına imzaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natık Aliyev attı. Erdoğan ve Aliyev’in de şahit olarak anlaşmayı onaylayan imzalarıyla birlikte, iki ülke arasında enerji alanında yeni bir dönem başlamış oldu.

Törende, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Şirketi arasında TANAP’a ilişkin ev sahibi ülke anlaşması da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev tarafından imzalandı. Projenin mutabakat zaptına ise SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev ile BOTAŞ Genel Müdür Vekili Mehmet Konuk, her iki ülkenin enerji bakanlarının tanıklığında imza attı.

İmza töreni öncesinde iki lider, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrasında imza törenine geçen iki lider, daha sonra ortak basın toplantısı düzenledi. Liderler konuşmalarında iki ülkenin bağlarının kuvvetli olduğuna ve birlikte hareket etmeye devam edileceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. TANAP’ın Türkiye ve Azerbaycan’ın projesi olduğunu söyleyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “En sıkıntılı zamanlarımızda Türkiye, Azerbaycan halkının yanında olmuştur. Bizim halk hiçbir zaman bunları unutmayacak. TANAP da bu işlerin dışa vurmasıdır. Azerbaycan, Türkiye’nin enerji güvenliğine kendi enerji güvenliği gibi bakıyor. Bizim çıkarlarımız, niyetlerimiz ve politikalarımız da birdir. Bugünü tarihi bir gün olarak kabul ediyorum. Çünkü bugün biz, büyük tarih kitabına yeni sayfalar açıyor ve imzalarımızı koyuyoruz. Gelecekte her iki ülke bundan fayda görecek” dedi.

ALİYEV: “GURURLA SÖYLÜYORUM, TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ ZİRVEDE” 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kardeş Türkiye toprağında olmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Gururla söylüyorum ki, Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri bugün en yüksek zirvede. Azerbaycan 20 yıldır bağımsız bir ülke. Bu müddette Türkiye Azerbaycan ilişkileri her zaman yüksek seviyede olmuştur. Bu ilişkiler gittikçe güçleniyor ve derinleşiyor. Bu ilişkilerin temelinde iki ülke halkları arasındaki bağlılık ve dostluk yatıyor. Ulu önder Atatürk söylemiştir: ‘Azerbaycan’nın kederi kederimiz, sevinçleri sevincimizdir.’ Bu güzel günleri yaşadığım için çok mutluyum” diye konuştu.

İzmir Petkim’de de büyük bir projenin temelini attıklarını, Petkim’e ve boru hattına koyulacak toplam sermayenin 15-20 milyar doları bulacağını söyleyen Aliyev, “Bu ilişkiler dostluk, kardeşlik üzerinde kurulmasaydı büyük sermayeleri konuşamazdık” dedi. Gerçekleştirilen işlerin temelinde halkların bağlılığının olduğunu aktaran Aliyev, TANAP’ı iki ülkenin beş yıl içinde gerçekleştireceğini kaydederek, açılış törenini de böyle mutluluk içinde beraber kutlayacaklarını ifade etti.

ERDOĞAN: “AZERBAYCAN İLE TÜRKİYE GÜÇLÜ KARDEŞLİK VE AKRABALIK BAĞLARIYLA

BİRBİRİNE BAĞLI İKİ DEVLETTİR”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ile her vesileyle altını çizdikleri derin akrabalık ve komşuluk bağlarının yanı sıra, enerji alanında da stratejik önemi haiz ilişkilerin bulunduğunu kaydetti. Bu kapsamda Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ham petrol ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hatlarının, enerji iş birliği kapsamında başarıyla hayata geçirildiğini ve önemi küresel düzeyde tescil edilmiş olan iki tarihi proje olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle konuştu:

“Bu noktada şu hususu özellikle vurgulamak isterim. Bizler, Hazar Havzası ve Orta Asya doğalgazının ülkemiz üzerinden alternatif güzergâhlardan Avrupa’ya sevkini öngören Güney Gaz Koridoru projelerini, gerek kendi enerji arz güvenliğimizi sağlamak, gerek Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkıda bulunmak amacıyla destekliyoruz. Bu çerçevede, enerji stratejimizin temel bileşenlerinden birisi olan kaynak ve güzergâh çeşitlendirmesine de büyük önem veriyoruz.”

Erdoğan, geçen yıl gerçekleştirilen müzakereler sonucunda, Şahdeniz Faz 2 kapsamında elde edilecek doğalgazın 6 milyar metreküplük bölümünün Türkiye’ye satışına, 10 milyar metreküplük bölümünün de Türkiye üzerinden Avrupa’ya transit taşınmasına ilişkin olarak Azerbaycan ile 25 Ekim 2011 tarihinde bir hükümetler arası anlaşmayla 24 Aralık 2011 tarihinde bir mutabakat zaptı imzalandığını hatırlattı.  26 Haziran 2012’de ise yeni bir adım atıldığını dile getiren Erdoğan, TANAP’a ilişkin hükmetler arası anlaşma ve ev sahibi hükümet anlaşmasını imzaladıklarını bildirdi. Erdoğan, “Dolayısıyla, bugün, yalnız Türkiye-Azerbaycan enerji iş birliğinin geliştirilmesi ve ülkemizin enerji arz güvenliği açısından değil, Avrupa’nın enerji tedariki açısından da büyük önem arz eden bir olaya şahitlik ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.

 

SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev: “Türkiye’nin enerjide eli güçlenecek”

TANAP’ta resmi imzaların atılmasıyla ilgili açıklama yapan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) Başkanı Rövnag Abdullayev, Türkiye ve Azerbaycan stratejik ortaklığının TANAP’la yepyeni bir hüviyet kazandığına dikkat çekti. Çağdaş Azerbaycan’ın kurucusu büyük devlet adamı Heydar Aliyev’in dile getirdiği “Bir Millet, İki Devlet”  anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen bu yatırımların, Azerbaycan ve Türkiye’yi kardeş olmanın ötesinde stratejik ortaklığa taşıdığını kaydeden Abdullayev, projeye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Enerji sektöründe 2008 yılında Petkim’in özelleştirilmesiyle başlayan iş birliği sürecinde, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerine yeni bir ivme kazandıran en önemli projelerden biri TANAP’tır. TANAP ile birlikte SOCAR olarak Türkiye’ye yapacağımız yatırım miktarı 17 milyar dolara yükselirken, böylece Türkiye sanayisine yatırım yapan en büyük ülke Azerbaycan, en büyük şirket de SOCAR olacak. Büyük bir takım çalışması örneği göstererek oluşturduğumuz TANAP ile Avrupa enerji güvenliğine büyük katkı koyacağız. Türkiye ve Azerbaycan bu projeyle dünya barışına ve istikrarına çok büyük bir katkı koymuş olacak.

SOCAR olarak projenin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu biliyor ve TANAP’a bu titizlikle yaklaşıyoruz. Bugün atılan imzalarla birlikte, resmi olarak çalışmalarımıza başlıyoruz. Projenin zamanında ve hiçbir sorun yaşanmadan tamamlanacağından kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye coğrafyasından kaynaklanan avantajları ve jeopolitik konumu sayesinde enerji konusunda her geçen gün çok daha iyi yerlere gelecektir. Projenin gerçekleşmesi için katkılarını ve desteklerini esirgemeyen Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve ekibine, ayrıca tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi iletiyorum. TANAP’ın Türkiye ve Azerbaycan’a hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

 

TANAP’tan satır başları

• TANAP, öngörülen 7 milyar dolarlık yatırımla hayata geçecek. Projenin ilk etabı 2018 yılında tamamlanacak. TANAP için oluşturulan konsorsiyumda SOCAR,  BOTAŞ ve TPAO ilk ortaklar olarak yer alıyor. TANAP kapsamında, Türkiye’nin BOTAŞ ve TPAO ile beraber bu konsorsiyum içeresindeki hissesi yüzde 20 olacak. Projenin yüzde 80’lik hissesi SOCAR’a ait olacak.

• TANAP, gazın Azerbaycan’dan çıkarak, Gürcistan’dan geçip Türkiye üzerinden satılmasını ve iletilmesini öngörüyor. 16 milyar metreküplük gazının 6 milyar metreküplük kısmı Türkiye’ye gönderilecek, 10 milyar metreküplük kısmı da TANAP ile Avrupa’ya, Bulgaristan ve/veya Yunanistan sınırında teslim edilecek.

• Giriş noktası Türkiye sınırı Türkgözü Sınır Kapısı olan 56 inçlik hattın, Avrupa’ya çıkış noktaları Yunanistan ve/veya Bulgaristan sınırları, Türkiye içi çıkış noktaları ise Eskişehir ve Trakya bölgesi olacak.

• TANAP için öngörülen dört aşamanın ilki 2018’de ilk gaz akışıyla gerçekleşecek. 2020’de yıllık 16 milyar metreküp olacak kapasitenin, 2023’te 23‘e, 2026’da ise yıllık 31 milyar metreküp seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

• Proje Türkiye Ulusal İletim Hattı’nın batı girişini besleyerek, batı bölgesi arz güvenliğini kuvvetlendirecek.

• İki ülke açısından çok büyük stratejik öneme sahip olan TANAP, Türkiye ve Avrupa için uygun fiyat ve tanımlanmış doğalgaz kapasitesiyle arz güvenliğini desteklerken, Azerbaycan’ın sahip olduğu doğalgaz kaynaklarının yeni pazarlara ulaştırılması gibi büyük kazanımları da beraberinde getiriyor.

 

SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz:

“TANAP ile Azerbaycan, Türkiye’de en büyük yabancı yatırımcı olacak”

SOCAR Türkiye Başkanı (CEO) Kenan Yavuz, imza töreni sonrası SOCAR’ın Petkim Yarımadası’nda yapmış olduğu yatırımlar ve TANAP ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. TANAP ile birlikte SOCAR’ın Türkiye’de en büyük yabancı yatırımcı özelliği kazanacağının altını çizen Kenan Yavuz, “SOCAR’ın Petkim’i satın almasının ardından STAR Rafinerisi, Petkim Konteyner Limanı, STEP Enerji Santrali ve Petkim’in mevcut fabrikalarının kapasite artışları ve yeni ürün yatırımları ile Petkim Yarımadası’nda yapmayı planladığımız yatırımların toplam büyüklüğü 9 milyar doları buluyor. TANAP ile birlikte 2018 yılına kadar SOCAR’ın Türkiye’ye yapacağı toplam yatırım tutarı 17 milyar doları bulacak” dedi.

TANAP’ın, Şahdeniz 2 yatağından çıkacak doğal gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağını ve Türkiye’nin enerjide kaynak çeşitliliğine çok önemli katkı sağlayacağına işaret eden Yavuz şöyle devam etti: “Türkiye’yi doğudan batıya boydan boya geçerek, Avrupa’ya uzanacak bu proje dünyanın en stratejik coğrafyasında bulunan Türkiye ve Azerbaycan’ın dünya sahnesindeki konumlarını bugünle kıyaslanmayacak oranda artıracak. Bu yatırımlar Türkiye ve Azerbaycan’ı kardeş olmanın ötesinde stratejik ortaklığa taşıyor. İki ülkenin büyüyen ekonomilerine ve dünyanın enerji politikasındaki artan rollerine, biz de SOCAR Türkiye olarak katkı koymaktan son derece mutluyuz.”

 

T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması:

Sayın Cumhurbaşkanı, çok değerli kardeşim, çok değerli misafirler ve basın mensupları sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Azerbaycan ile Türkiye güçlü kardeşlik ve akrabalık bağlarıyla birbirine bağlı iki devlettir. Hatta ruhu şad olsun merhum Cumhurbaşkanı Heydar Aliyev’in unutulmaz deyişiyle, bizler Türkiye ve Azerbaycan olarak kendimizi “tek millet, iki ayrı devlet” olarak görüyoruz, öyle telakki ediyoruz. Yakın bir zamanda imzaladığımız anlaşmalarla kardeş ülke vasfımıza yakışacak şekilde stratejik bir nitelik de ekleyerek ilişkilerimizi en ileri boyuta taşıdık. Azerbaycan ile her vesileyle altını çizdiğimiz bu derin akrabalık ve komşuluk bağlarımızın yanı sıra enerji alanında da stratejik önemi haiz ilişkilerimiz bulunuyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hatları enerji iş birliğimiz kapsamında başarıyla hayata geçirilmiş ve önemli küresel düzeyde tescil edilmiş olan iki tarihi proje bizi birbirimize çok farklı şekilde bağlamaktadır. Bu noktada şu hususu özellikle vurgulamak isterim.

Bizler, Hazar Havzası ve Orta Asya doğal gazının ülkemiz üzerinden alternatif güzergâhlardan Avrupa’ya sevkini öngören Güney Gaz Koridoru projelerini, gerek kendi enerji arz güvenliğimizi sağlamak gerek Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkıda bulunmak amacıyla güçlü bir şekilde destekliyoruz. Bu çerçevede enerji stratejimizin temel bileşenlerinden birisi olan kaynak ve güzergâh çeşitlendirmesine de büyük önem veriyoruz. Güney Gaz Koridoru’nun gerçekleşmesi Azerbaycan enerji kaynaklarının güvenilir şekilde Avrupa’ya ulaştırılması bakımından da önem taşıyor. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen müzakereler sonucunda Şahdeniz Faz 2 kapsamında elde edilecek doğal gazın 6 milyar metreküplük bölümünün Türkiye’ye satışına, 10 milyar metreküplük bölümünün de Türkiye üzerinden Avrupa’ya transit taşınmasına ilişkin olarak Azeri kardeşlerimizle 25 Ekim 2011 tarihinde bir hükümetler arası anlaşma, 24 Aralık 2011 tarihinde de bir mutabakat zaptını imzalamıştık.

Bugün tarihi önemi haiz yeni bir adım daha attık. Kısa adı TANAP olan Trans Anadolu Doğal gaz Boru Hattı Projesi’ne ilişkin hükümetler arası anlaşma ve ev sahibi hükümet anlaşmasını imzaladık. TANAP, Azeri gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya transit taşınmasına imkân tanıyacak çok önemli ve tarihi vasfı olan bir projedir. Dolayısıyla bugün yalnız Türkiye-Azerbaycan enerji iş birliğinin geliştirilmesi ve ülkemizin enerji arz güvenliği açısından değil Avrupa’nın enerji tedariki açısından da büyük önem arz eden bir olaya şahitlik ediyoruz, şahitlik ediyorsunuz. Bu tarihi günde sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet ve gurur duyduğumuzu özellikle ifade etmek isterim.

Değerli dostlar, bugünkü imzalanan anlaşmalarla birlikte projenin hukuki altyapısının tamamlanmasına yönelik en önemli adım atılmıştır. Bu proje ülkelerimiz arasındaki stratejik iş birliğini derinleştirmekle kalmayacak ayrıca Azerbaycan ile Avrupa arasında Türkiye üzerinden organik bir bağ tesis edecektir. Projenin hayata geçmesiyle ülkelerimiz hem Avrupa Birliği’nin kaynak çeşitlendirme hedefine kayda değer bir katkı sağlamış hem de Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde önemli bir rol üstlenmiş olacaklardır. Diğer bir deyişle doğu-batı enerji koridorunu oluşturan bütün bu projeler bölgede güvenlik ve barışın geliştirilmesi ve ekonomik kalkınmanın sağlanması yolunda stratejik atılımlardır. Bu tasarılar bölge ülkelerinin birbirleriyle olan siyasi ve ekonomik bağlarının yanı sıra Batı dünyasıyla olan ilişkilerini de güçlendirmektedir. Bu yönüyle söz konusu projeler salt bir ticari yatırım olmanın çok ötesinde bir anlam taşımaktadır.

TANAP, Şahdeniz Faz 2 gazıyla işletime alınacaktır. Ancak ileride bu boru hattı üzerinden Azerbaycan’ın diğer sahalarından elde edilecek doğal gazın da taşınması söz konusudur. Ayrıca Azerbaycan üzerinden transit geçecek Hazar ötesi gaz kaynakları da TANAP’a yönlendirilebilecektir. Milyarlarca dolarlık bir yatırım gerektirecek bu projenin bölge halklarının ve gelecek nesillerin refahının güvence altına alınmasına büyük katkılar sağlayacağına olan inancımız tamdır. Aynı zamanda Azerbaycan’la ortak kaderimize ve her alanda mükemmel seyreden ilişkilerimizin enerji boyutuna da ayrı bir güç kazandıracağına inanıyoruz. Bu inançla bugün imzalanan anlaşmaların hepimize hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

Özellikle PETKİM konusunda, Azerbaycan’ın, değerli kardeşimin oradaki tavrı gerçekten her türlü takdirin üstündedir ve özelleştirme projeleri içerisinde en önemli yatırımlardan bir tanesi olmuştur. Tabii ilk adımla Azerbaycan kalmamıştır, ondan sonraki süreçte de,  Aliağa adeta bir şehir gibidir ve İlham kardeşimle beraber helikopterle birlikte gezdik dolaştık. Orasının gerek rehabilitasyonu gerek ilave yatırımlarla beraber çok farklı bir şehir oluşuyor. Sadece PETKİM’le kalmıyor. Petrol ürünlerinin dışında, orada limandan tutunuz da, ilave tesislere, rafineriye kadar bütün bu adımlar atılıyor ve tabii bu adımlar atılırken bir şey de burada çok çok önemli yani Azeri gazı aynı zamanda kendi ülkesinde işlenir gibi işlenir hale geliyor. Bu şimdi bir şey daha getiriyor. İşte tek millet olmanın en güzel ifadelerinden bir tanesi de değerli arkadaşlar Aliağa’dır, Petkim’dir, rafinerisidir, limanlarıdır ve bununla da kalmadılar. Benim burada bir teşekkürüm daha var. Sağ olsun İlham kardeşim gerek babası adına, gerek validesi adına, ülkemizin değişik yerlerinde okullar inşa ettirmek suretiyle de bizim eğitim dünyamızda da adeta oralara mührünü vuruyor, oralara da bu mührü vurmak suretiyle de kardeşliğimizi iyice perçinliyor.

 

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşması:

Çok değerli Başbakan, aziz kardeşim. Saygıdeğer hanımlar ve beyler, aziz dostlar. İlk önce kardeş Türkiye toprağında bulunmaktan dolayı mutluluğumu vurgulamak isterim. Ve bugün, bu tarihi günde sizinle birlikte olmak benim için onurdur. Ben, bugün Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin en yüksek zirvede olduğunu büyük gururla söyleyebilirim. Geçen yıl biz bağımsızlığımızın 20 yılını kutlamıştık. 20 yıldır Azerbaycan bağımsız devlettir ve bu 20 yılda Türkiye-Azerbaycan ilişkileri her zaman yüksek seviyede olmuştur ve bu ilişkiler giderek güçlenmekte ve derinleşmektedir. Bu ilişkilerin temelinde halklarımız arasındaki bağlılık ve kardeşlik durmaktadır. Türk dünyasının büyük oğlu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk belirtmiştir: “Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir.” Bu unutulmaz tarihi kelamlar, bugün de hem Türkiye hem de Azerbaycan için yol gösterici bir istikamettir. Ve ben son yıllarda sadece sevinçli günleri yaşamaktan mutluluk duyuyorum. Birlikte ileri sürdüğümüz teşebbüsler ve hayata geçirdiğimiz projeler hem bizi ve halklarımızı birleştiriyor hem de bölgede yeni durumun oluşmasına destek oluyor.

Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, dostluğu tüm bu projeleri gerçekleştiriyor. Elbette her bir projenin ticari, ekonomik, teknik konuları vardır. Ancak sağlam temeller üzerinde kurulmamış olsaydı, enerji ve diğer alanlarda başarılı olamayacağımızı kesinlikle söyleyebilirim.  Bizim ilişkilerimiz çok geniş alana yayılmıştır. Tüm alanlardadır. Politik alanda ben, dünyada Azerbaycan ve Türkiye gibi olan başka müttefikler bilmiyorum.  Biz bölge konularında birlikte faaliyetteyiz, her zaman politik müzakereler yapıyoruz. Ekonomik alandaki iş birliğimiz de tüm bölge için çok büyük önem arz etmektedir. Ve Türkiye-Azerbaycan birliği bölgede istikrar oluşturan bir unsurdur. Enerji konularında ise bizim birlikte hayata geçirdiğimiz büyük projeler dünya enerji haritasına yeni nakışlar getirmiştir. Şimdi bölge bizim birlikte oluşturduğumuz projelersiz düşünülemez.  2006 yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC), 2007 yılında Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) projeleri Avrupa’nın enerji haritasını büyük ölçüde değiştirmiştir ve bugün, tarihi bir günde biz tarihsel önem arz eden TANAP’ı da başlatıyoruz. TANAP’ın da aynı şekilde başarılı olacağından eminim; BTC, BTE projeleri gibi zamanında ve kalitede bitirilecek.

Bildiğiniz gibi Azerbaycan doğa lgazının Avrupaya taşınmasıyla ilgili son yıllarda çok büyük görüşmeler oldu, çeşitli programlar yapıldı. Biz bu görüşmelerin durmadan devam ettiğini ancak ortada bir sonucun olmadığını görüyorduk. Ve biz her zaman olduğu gibi ikili görüşme yaparak karar aldık: “Türkiye ve Azerbaycan bu konuda liderliği ele almalı ve bu projeyi birlikte hayata geçirmeliyiz.” Bu proje sadece Türkiye ve Azerbaycan projesidir. Bugün imzalanan belgeler bunun ispatıdır ve biz kendimiz kendi gücümüz, kendi paramız ve kendi teknik olanaklarımızla bunu gerçekleştireceğiz. İlk olarak TANAP’ın icrası sonucunda Türkiye’ye daha büyük hacimde doğalgaz verilmesini sağlamış olacağız, aynı zamanda Türkiye üzerinden transit olanaklar da açılacaktır.

Bu proje gelecek zamanda Avrupa’nın enerji güvenliğine de destek verecek. Bu konuyla ilgili bizim aramızda düşünce farklılığı yoktur. Bildiğiniz üzere BTE Doğalgaz Boru Hattı operasyona başladıktan sonra Türkiye Azerbaycan’dan doğalgaz almaya başlamıştır. TANAP büyük miktarda Azerbaycan doğalgazını Türkiye’ye iletilmesine olanak sağlayacaktır. Bizim doğal gaz rezervlerimiz çok büyüktür. Sadece Şahdeniz projesi 1,2 trilyon metreküp doğalgaz rezervine sahiptir. Ayrıca Azerbaycan’ın diğer rezervlerinde belirlenmiş rezerv miktarı 2,6 trilyon metreküptür. Yani bugün başladığımız bu projenin bundan sonra on yıl, belki de yüz yıl, belki de daha fazla zamanda bizim çıkarlarımızı ve enerji güvenliği konularını sağlayacağından eminim. Aynı zamanda Azerbaycan için yeni pazarların oluşması konuları da çözülmüş olacak.

Enerji alanında iş birliği sadece bu proje ile bitmiyor. Geçen yıl İzmir’de, Petkim’de aziz kardeşim Başbakanla birlikte biz büyük projenin temellerini attık. Petkim ve TANAP kapsamında toplam yatırım miktarı 15-20 milyar dolardır. Yine de belirtmekte fayda var. Dostluk kardeşlik ilkeleri üzerinde bizim ilişkilerimiz kurulmamış olsaydı, bu kadar büyük yatırımlardan bahsedilmezdi. Yine de esas konuya dönecek olursak bizim gördüğümüz işlerin temelinde halklarımızın bağlılığı, çıkarlarımızın uzlaşması ve birbirimize olan sevgi durmaktadır.  Bu projelerin ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine ve gelecek yıllarda daha da büyük projelerin bizi beklediğine eminim. TANAP bağlamında ise Türkiye ve Azerbaycan bu liderliği kendi üzerine alarak zamanında, beş yıl içinde TANAP’ı bitirecek ve biz TANAP’ın açılışını da bu şekilde sevinçle kutlayacağız.

Bugün Türkiye-Azerbaycan ilişkileri dünya ölçeğinde diğer ilişkilerden farklı, seçilmiş ilişkilerdir. Bu ilişkilerin temelinde bizim bir millet olmamız yatıyor. Azerbaycan halkının büyük oğlu, babamın kelamları “bir millet, iki devlet” hakikaten yürekten gelerek söylenen sözlerdir. Ve önemli olan da bugün bu sözler bizim için esas yol haritasıdır. Biz iş birliğimizi daha da gelişmiş görmek istiyoruz. Bugün hayata geçirdiğimiz projeler bizim birliğimizi güçlendiriyor. Birliğimiz hem devletlerimiz hem halklarımıza hem de bölgeye gereklidir. Türkiye-Azerbaycan iş birliği ve müttefikliği artık bölgede gerçek ve büyük bir unsurdur. İstikrarı sağlayan unsurdur ve her alanda birbirimizi desteklemeye çalışmalıyız. Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Türkiye’dir. Hem kardeşlik borcunu yerine yetirmiş, aynı zamanda da diğer ülkelere yol gösterici olmuştur. Azerbaycan halkı bunu hiçbir zaman unutmuyor. En zor zamanlarımızda yanımızda Türkiye olmuştur.

Azerbaycan da her zaman olduğu gibi Türkiye’nin yanındadır ve bu birlik, iş birliği, kardeşlik daha da yeşeriyor, daha da güçleniyor. TANAP bu işlerin tezahürüdür. Böyle projeler önce de olmuş, bundan sonra da olacak. TANAP’ı biz, sırf Türkiye-Azerbaycan projesi olarak görmekteyiz. Projeyi hayata geçiren ve gerçekleştirenin Türkiye ve Azerbaycan olduğu tesadüf değildir. Azerbaycan kendi enerji güvenliğini temin etmiştir. Bizim kaynaklarımız vardır. Türkiye’nin enerji güvenliğini de, biz kendi enerji güvenliğimiz olarak görmekteyiz. Bu da doğaldır. Çünkü biz birbirimizi ayırmıyoruz. Bizim çıkarlarımız da aynı, niyetlerimiz de, politikamız da birdir ve bu projeler ilişkileri daha da güçlendirmektedir. 

Ben bugünün önemli olduğunu öylesine, gelişi güzel belirtmedim.  Gerçekten de biz bugün büyük tarih kitabında yeni sayfalar açmaktayız. Yeni sayfalara halklarımızın gelecek yıllarda da faydalanması için imzamızı atıyoruz. Ben, şahsıma gösterdiğiniz misafirperverliğe göre, Azerbaycan hakkında belirttiğiniz hoş sözlere göre minnettarlığımı bildirmek isterim. Biz bu projeyi beş yıl için hayata geçirmeliyiz ve bu projeyle ilgilenen tüm kurumlar, bu hedefi alsınlar ve beş yıl sonra bizi yeniden sevindirsinler.

 

Top

Comments are closed.

Top